22 Nisan 2012 Pazar

23 NİSAN TBMM'NİN AÇILIŞI



12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-ı Milli kararlarını almış ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalanmıştı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. 15 Mart'ta, İstanbul'daki İtilaf kuvvetleri 150 Türk aydınını yakalatmış ve ertesi gün de şehir fiilen ve resmen askeri işgale maruz kalmıştı.

18 Mart 1920'de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalışma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı.

Bu işgali, fedakar bir telgraf memuru Manastırlı Hamdi Efendi vasıtasıyla öğrenen Mustafa Kemal Paşa, derhal bu hareketi protesto ederek, bu işgalin haksız ve hükümsüz olduğunu bütün dünyaya beyan etti. Bu arada, Eskişehir ve Afyonkarahisar'daki yabancı birlikler, silahları ellerinden alınarak, bulundukları yerlerden uzaklaştırıldı. Geyve-Ulukışla yakınlarındaki demiryolları işgal kuvvetlerinin ilerlemelerini zorlaştırmak için bozuldu. Anadolu'da bulunan yabancı subaylar tutuklandı.

Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin açılması belirlendi. Kurucu Meclis olarak çalışması düşünülen bu meclisi, Mustafa Kemal, halkın yadırgamaması için "olağanüstü yetkilere sahip bir meclis" olarak takdim etti. Kurucu Meclis ve seçimlerle ilgili 19 Mart 1920'de bir bildiri yayınladı. Seçimlerin yapılması için yayınlanan bu bildiri uyarınca, yurdun her yerinde seçimler yapıldı. Bolu Düzce, Hendek bölgesinde başlayan ve Nallıhan, Beypazarı çevresine sıçrayan bazı ayaklanma olayları oldu. Bu olaylardan dolayı, seçilen milletvekillerinin tümünün gelmesi beklenilmeden, Millet Meclisi'nin açılma hazırlıkları yapıldı.

22 Nisan 1920'de yapılan çağrı ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplandı. O gün, Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma Namazından sonra topluca Meclis binasına gelindi. Türkiye tarihinde ilk kez padişah olmaksızın, 23 Nisan 1920, saat 14'de merasimle ve dualarla Meclis açıldı. Başkanlığa ilk olarak en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey getirildi. İlk Meclis, İstanbul'dan gelen 90'ın üzerindeki mebusa ilave olarak, 125 devlet memuru, 53 asker, 53 din adamı ve çeşitli sayıda tüccar, çiftçi ve hukukçudan oluşan kadrosuyla çalışmalarına başladı. Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920'de Meclis Başkanı seçildikten sonra, meclise teşekkürlerini ifade ederek ilk meclis konuşmasını yaptı.

23 Nisan 1920'de kurulan yeni Meclis, 1 numaralı kararı ile kendi kuruluşunu düzenlemiştir. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi kararlarına uygun olarak milli iradeye dayanan bir meclisin seçimi yapılmıştır. Kapatılan İstanbul Meclis-i Mebusan'ın bir kısım üyeleri, yeni kurulan Meclis'e katılma yetkisini 1 numaralı karar ile kazandılar.

Meclisin açılışını izleyen gün, Mustafa Kemal'in teklifi ile aşağıdaki esaslar kabul edildi.

1) Mecliste beliren milli iradenin vatanın geleceğine doğrudan doğruya el koymasını kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstünde bir güç yoktur.

2) Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır.

3) Hükümet kurmak gereklidir. Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul hükümet işlerine bakar. Meclis başkanı bu kurulun da başkanıdır.

4) Geçici bir hükümet başkanı veya padişah vekili tayin edilmesi uygun değildir. Padişah ve halife, baskı ve zordan kurtulduğu zaman, Meclis'in düzenleyeceği kanuni esaslara uygun olan durumunu alır.

23 Nisan 1920'de kurulan Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme, zaman zaman da yargı yetkisini elinde topluyordu. Milletin tek temsilcisi sıfatıyla da kuvvetler birliği sistemini benimsedi. Dönemin şartları gereği bir Meclis Hükümeti sistemi kuruldu. Meclis Başkanı aynı zamanda Hükümet Başkanı idi. Devlet Başkanlığı diye bir makam yoktu. Hükümeti teşkil eden üyeler vekil diye adlandırılıyordu. Meclis olağanüstü yetkilerle donatılmış olduğundan, kuvvet ve yetki birliğini de bu niteliği ile temsil ediyordu.

Kaynak-Atatürk Araştırma Merkezi

20 Nisan 2012 Cuma

Zübeyde Hanım ve Mustafa Kemal


Meclis Başkanı Mustafa Kemal


Mareşal M.Kemal Atatürk


17 – 20 Ağustos 1937 Trakya Manevralarında


17 – 20 Ağustos 1937 Trakya Manevralarında


17 – 20 Ağustos 1937 Trakya Manevralarında


17 – 20 Ağustos 1937 Trakya Manevralarında...


1920 İLK HÜKUMET


1933 Cumhurbaşkanı Atatürk; T.B.M.M. Başkanı Kâzım Özalp ve Şükrü Kaya ile İzmit Garı


10 Ekim 1919 Sultanahmet Mitingi


Sivas Kongresinde Delegelerle


Temsili Sakarya Meydan Muharebesi Resmi


1935 Ruşen Eşref Ünaydın ile Ertuğrul yatında


KURTULUŞTAN SONRA FEVZİ ÇAKMAK VE KAZIM KARABEKİR PAŞALARLA


KURTULUŞ SAVAŞINDA CEPHEDE


KURTULUŞ SAVAŞINDA CEPHEDE


1933 İzmit'de Halk Arasında


1934 İSTANBUL'DA BİR GEZİ ESNASINDA DİNLENİRKEN


1934 Yılında II. Süvari Tümen Komutanı Tümgeneral M. Aşir Atlı ve İzmit Jandarma Alay Komutanı Alb.Fikri Tolan Tarafından Karşılanırken


14 Temmuz 1929 Gazi Mustafa Kemal Çiftlik’te


Fotoğrafçısı Cemal Işın Objektifinden; Köşkte Çalışma Esnasında


Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Özel Treninde Kazım Özalp ile


1935 Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Orman Çiftliğinde.


14 Temmuz 1929 Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Orman Çiftliğinde.


14 Temmuz 1929 Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Orman Çiftliği Tarlalarında Bir Çiftçiyle Konuşurken


Türk Ordusunun İzmir'e Girişini Tasvir Eden Temsili Resim


26 Ağustos1922 Büyük Taarruz Esnasında


Başkomutan Kurtuluş Savaşında


Atatürk, Erzurum Kongresi Günlerinde (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)


1935 ATATÜRK VATANDAŞI DİNLERKEN


1937 Atatürk ve Celal Bayar


1928 ATATÜRK İZMİR/KARŞIYAKA'DA


1920 ATATÜRK İZMİR'DE


1937 ATATÜRK İZMİR KÖRFEZİNDE


22 Mart 1923 Atatürk Daru'l-Hilafe (İmam Hatip Lisesi) Öğrencileri İle


5 Nisan 2012 Perşembe

‎5 NİSAN 1922 - ANKARA BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HÜKÜMETİ İTİLAF DEVLETLERİNİN ATEŞKES ÖNERİSİNİ KABUL ETTİ

Ankara Büyük Millet Meclisi Hükümeti Ateşkes koşulu olarak; 
Anadolu'nun hemen boşaltılmasını, ilk 15 gün içinde Kütahya, Afyon ve Eskişehir çevresinin dört ay içinde de İzmir ve diğer işgal edilmiş bölgelerin tamamen terkedilmesini, ancak bunun kabul edilmesi halinde ateşkes ile birlikte barış görüşmelerine oturulabileceğini bildirdi.