ATATÜRK ERZURUM'DA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ATATÜRK ERZURUM'DA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2019 Pazartesi

"3 Temmuz 1919" YAVERİ MUZAFFER KILIÇ'IN ANILARINDAN ATATÜRK'ÜN ERZURUM'A GELİŞİ

Çok sıcak bir Temmuz gününde Rauf Orbay’la beraber Erzurum’a geldik (3 Temmuz 1919). Kazım Karabekir, Erzurum Vali Vekili Münir Bey ve Bitlis Valisi Mazhar Müfit Bey, Erzurum’un ileri gelenleriyle birlikte 8-10 km uzaklıktaki Ilıca’da bizi karşıladılar. Atatürk onları görünce otomobillerinden inip teşekkür etti. Sonra hep beraber Erzurum’un İstanbul kapısına geldik. Burada Atatürk’ü şeref kıtası, bando ve kalabalık bir vatandaş topluluğu karşıladı. Oradan Ata’nın kalacağı müstahkem Mevkii Komutanlık Binası’na yöneldik. Halk yollara dökülmüş, gençler ağaçlara tırmanmış, kadınlar damları doldurmuşlardı. Atatürk bu ilgiden çok duygulanmışlardı. Atatürk’ü ilk defa böyle bir kalabalık karşılıyordu. 

Erzurum’da, Erzurum’un ileri gelenleriyle sık sık toplantılar yapıyor, fırsat buldukça da civardaki birlikleri teftiş ediyorlardı. Bu arada Atatürk’ün İstanbul’la sürtüşmeleri olduğunu duyuyor ve buna hepimiz çok üzülüyorduk.

Bir sabah Atatürk hepimizi topladı. Tabancalarımızı almamızı ve iki araba ile şehre ineceğimizi emrettiler. Hepimiz heyecanla hazırlandık ve iki araba ile yola çıktık. Ne yapılacağını hiçbirimiz bilmiyorduk.

Henüz Atatürk hiçbir şey yapmadığı halde Erzurumlular bizleri alkışlıyorlar ve “Yaşa, Mustafa Kemal Paşa!” diye bağırıyorlardı.

Doğruca PTT binası önüne geldik. Atatürk bir kısmımızı kapı önünde emniyet için bırakıp, bir kısmımıza binayı tamamen boşaltmamızı emrettiler. Verilen emri tutarak memurlar ve müdür dahil bütün binayı hemen boşalttık.

Sonra Atatürk muhabere subayı Osman Bey’le binaya çıkarak, sarayla irtibat kurdular ve padişahla görüşmek istediklerini bildirdiler. Önce Tevfik Paşa, sonra Galip Paşa, daha sonra Sadrazam Damat Ferit Paşa telgraf başına geldikleri ve ne istediği sorulduğu halde Atatürk ısrarla “Zat-ı şahane” ile görüşmek istediklerini bildirdiler.

Bir saat kadar bekledikten sonra padişahın telgraf başına geldiği bildirildi. Bunun üzerine Atatürk, dört maddelik isteklerini tek tek saraya iletti.

İlk üç maddeye hemen cevap verildiği halde, son maddeye ancak üç gün sonra cevap verileceği bildirilince muhabere kesilerek kaldığımız yere dönüldü.

Üç gün sonra bir akşam yine aynı şekilde PTT binasına gidip binayı boşalttık ve sarayla iletişim kuruldu.

Atatürk’ün cevap beklediği son maddeye cevap gelecekti. Atatürk fevkalade gergindi. Hiç durmadan sigara içiyor ve eğilip gelen şifreli telgraf işaretlerine bakıyorlardı. Telgrafın sonunda, derhal İstanbul’a dönmesi, eğer gelmezse tevkif edilerek İstanbul’a getirileceği bildirildi.

Bunun üzerine Atatürk hemen orada, “Bütün rütbe ve nişanlarından ayrılıp milletin bir ferdi olarak ülkenin kurtuluşu için çalışacağını” bildirdi. Herhangi bir cevap verilmesini beklemeden muhabereyi kestirdiler ve ordudan böylece ayrılmış oldular (8-9 Temmuz 1919).

Kaldığımız binaya gelince vali paşadan gelen sivil elbiseyi giyip askeri elbiselerini kaldırttılar. “Kısmet olursa tekrar giyeriz” dediler. Aynı gece, ilk defa sivil elbise ile bir toplantıya gittiler ve 23 Temmuzda yapılacak Erzurum Kongresi hazırlıklarına başladılar.

Ertesi gün, bir bildiri yayınlayarak bunu bütün ülkeye duyurdular.

4 Ekim 2011 Salı

1924 HASANKALE DEPREMİ NEDENİ İLE

Ekim 1924; Erzurum Hükümet Binasında Atatürk'ü Karşılama Hazırlığı
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Erzurum'da komutanlar ve subaylar ile birlikte (Ekim 1924)
1 Ekim 1924 Atatürk Erzurum Lisesi Öğretmenleri ile
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Erzurum'da komutanlar ve subaylar ile birlikte (Ekim 1924)
Ekim 1924 Atatürk Hasankalede Deprem Mağdurları arasında
Ekim 1924,  9. Kolordu Erkan-ı Harbiyesi ile
30 Eylül 1924 Atatürk Erzurum Hasankale'de deprem  mağdurları ile
EKİM 1924 Atatürk Erzurum Lisesinde  Öğretmen İl Yöneticisi ve Askeri Yetkililerle
Ekim 1924 Deprem Çadırları Önünde Eşi ve Askeri Heyet İle 

30 Eylül 1924

Mustafa Kemal Atatürk, eşi Latife Hanım ile birlikte Karadeniz Bölgesinde bulunduğu yurt gezisini, Erzurum ve çevresinde yaşanan deprem felaketi nedeni ile, yarıda bırakarak, 30 Eylül 1924 günü saat 17.00 de Erzurum'a geldi. 37 gün Erzurum ve çevresinde kalan Mustafa Kemal, sergilediği otoriter ve kararlı duruş ile yeteri kadar sağlık personeli atanmasını sağlayacak, zorlu bir kışın yaklaştığı bölgede konut ve barınak sorununu çözecek, Cumhurbaşkanı olarak her sıkıntının giderilmesi için bizzat ilgilenecekti.

Erzurum’a geldiğinde verdiği demeçte:

"Muhterem hemşehrilerim kahraman Erzurumluların bugün hakkımda gösterdikleri samimi, mertçe, sevgi dolu gösterilerden dolayı fevkalade memnunum. Benim buraya ilk gelişim, bütün milletin ateşten bir çember içine alınmış olduğu bir zamana tesadüf etmişti. Bütün millet, bu çemberin içinden nasıl çıkacağını düşünmekle meşguldü. Memleketin batı bölgesi düşman ayaklarına terk edilmiş ve oradaki halk silaha sarılmış, buranın halkı ise memleketin felaketten kurtulması için ayağa kalkmış, her şeyi yapacak bir vaziyette idi. Ben işte böyle bir zamanda Erzurum'a geldim. Burada gördüğüm samimiyet, mertlik, vefakarlık benim, memleketi kurtarmak için her türlü fedakarlığı yapmam hususundaki karar ve kuvvetimi artırmış idi. O zamanki vaziyetimi çok iyi biliyorsunuz. Burada rütbemi, resmi mevkimi, üniformamı attım ve bütün kainata ilan ettim ki milletin sinesinde bir ferdim!"

diyen Atatürk en muhtaç anlarında Erzurumlunun yanında olacaktı.

1919 YILINDA KONGRE NEDENİ İLE

Atatürk, Erzurum Kongresi Günlerinde 
(23 Temmuz  - 7 Ağustos 1919)
Erzurum Kongresi öncesinde Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak Erzurum'da; 23 Temmuz 1919
Dokuzuncu ncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa Erzurumda bir toplantıda; 5 Temmuz 1919
23 Temmuz 1919 Erzurum Kongre Delegasyonu ile