31 Temmuz 2011 Pazar
24 Temmuz 2011 Pazar
KURTULUŞ SAVAŞININ İLK KURŞUNU
Yıl 1919.Samsun'dan büyük sıkıntı ve tehlikeler içinde 3 Temmuz'da Erzurum'a gelen Mustafa Kemal, tedirgindir. Zira İstanbul hükümetine askerlikten istifa ettiğini, sine-i millete döndüğünü bildirmiştir. Artık hiç bir güvencesi olmayan sade bir vatandaştır. Mustafa Kemal'in bu tedirginliği, Kâzım Karabekir Paşa'nın;
-"Ordumla emrinizdeyim" sözü ile yerini güvene bırakır.
Mustafa Kemal, istikbalini bir kenara atmıştır. Tüm güvencesi ,Erzurum Ahalisi nezdinde büyük Türk milletidir.
"VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ, MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ" kararlarının alındığı 23 Temmuz günü,Erzurum'da , Milli Mücadelenin ve Cumhuriyetin ateşi tutuşturulmuştur.
Mustafa Kemal, Sivas'a gidecektir. Erzurum'dan minnettar olarak ayrılmaktadır. Erzurumlu da onu fahri hemşerisi yapmıştır. Erzurum eşrafı o günün şartlarında ona yolluk hazırlamak ister. Fakat yolculuğun uzunluğunu düşünerek bundan vazgeçerler. Aralarında 500 Lira toplarlar. En zor şey bunu vermektir. Paşaya, utana sıkıla biraz da çekinerek ;
-"Paşam affınıza sığınarak bu hediyemizin kabulünü arz ediyoruz." derler.
Mustafa Kemal'in gözleri dolu, dolu olur. Yanındaki Hüseyin Rauf Orbay'a :
-“AL RAUF! MİLLİ MÜCADELENİN İLK SİLAH VE MERMİLERİNİ BU PARAYLA AL." der.
İŞTE MİLLİ MÜCADELE BU RUHLA BAŞLAR, ERZURUM, BU MÜCADELENİN TEMELİ OLUR.
-"Ordumla emrinizdeyim" sözü ile yerini güvene bırakır.
Mustafa Kemal, istikbalini bir kenara atmıştır. Tüm güvencesi ,Erzurum Ahalisi nezdinde büyük Türk milletidir.
"VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ, MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ" kararlarının alındığı 23 Temmuz günü,Erzurum'da , Milli Mücadelenin ve Cumhuriyetin ateşi tutuşturulmuştur.
Mustafa Kemal, Sivas'a gidecektir. Erzurum'dan minnettar olarak ayrılmaktadır. Erzurumlu da onu fahri hemşerisi yapmıştır. Erzurum eşrafı o günün şartlarında ona yolluk hazırlamak ister. Fakat yolculuğun uzunluğunu düşünerek bundan vazgeçerler. Aralarında 500 Lira toplarlar. En zor şey bunu vermektir. Paşaya, utana sıkıla biraz da çekinerek ;
-"Paşam affınıza sığınarak bu hediyemizin kabulünü arz ediyoruz." derler.
Mustafa Kemal'in gözleri dolu, dolu olur. Yanındaki Hüseyin Rauf Orbay'a :
-“AL RAUF! MİLLİ MÜCADELENİN İLK SİLAH VE MERMİLERİNİ BU PARAYLA AL." der.
İŞTE MİLLİ MÜCADELE BU RUHLA BAŞLAR, ERZURUM, BU MÜCADELENİN TEMELİ OLUR.
Kaynak- Hakkı Mezaearkalı dan aktaran Hayati Kerget
22 Temmuz 2011 Cuma
KURTULUŞ SAVAŞININ İLK KURŞUNU “ERZURUM KONGRESİ”
Erzurum kongresi 23 Temmuz 1919 tarihinde aşağıdaki delegasyon ile ilk toplantısını yaptı:
1-Erzurum/Merkez Kazası: Mustafa Kemal Paşa (ATATÜRK)
2-Erzurum/Merkez Kazası: Hüseyin Rauf (ORBAY)
3-Erzurum/Merkez Kazası Mehmed Raif (DİNÇ)
4-Bayazıt Sancağı/Merkez: Hüseyin Avni (ULAŞ)
5-Bayburt Kazası: Abdullahağazade Zahid Bey (PEKİNDAĞ)
6-Bayburt Kazası: Alemdarzade Mehmet Tevfik (ÇORUH)
7-Diyadin Kazası: İsmail Hakkı (NALBANDOĞLU)
8-Diyadin Kazası: Mustafa (SABUNCUOĞLU)
9-Eleşkirt Kazası: Maksud (KAHRAMAN)
10-Hasankale Kazası : Mehmet Cevat DURSUNOĞLU
11-Hasankale Kazası: Battal EYİGÜN
12-Hınıs Kazası: Alaeddin Bey/Paşazade Mehmed Celaleddin Bey
13-İspir Kazası: Cemal AKSU
14-Karakilise (Karaköse-Ağrı)- Süleyman Necati GÜNERİ
15-Kiğı Kazası: Mirüveyszade Kahraman Sabri YAZICI
16-Kiğı Kazası: Yazıcızade Mehmed Sa’id Bey
17-Narman Kazası: Sait Bey (ÖZLÜTÜRK)
18-Tercan Kazası: Namıkefendizade Ahmed Mümtaz ERVERDİ
19-Tortum Kazası: Kâzım YURDALAN
20-Trabzon/ Merkez Kazası: Abanoszade Hüseyin Avni Bey
21-Trabzon/Merkez Kazası: Hacısalihoğlu Servet Siret (SALİHOĞLU)
22-Akçaaabat (Polathane) Kazası: Serdarizade Hasan Remzi (SERDAROĞLU)
23-Giresun Kazası: Kitapçızade İbrahim Hamdi (Muhsin ELGEN)
24-Giresun Kazası: Duydukzade Dr.Ali Naci DUYDUK
25-Gümüşhane Merkez Kazası: Kadirbeyoğlu Zeki Bey (KADİRBEYOĞLU)
26-Kelkit Kazası: Müderris ve Müftü Hafız Osman Nuri Efendi (NASUHBEYOĞLU)
27-Maçka Kazası: Eyyübizade Mehmet İzzet Bey
28-Of Kazası: Müfti-Müderris Hafız Yunus Sıdkı (BULUT)
29-Ordu Kazası: Avukat Hasan Hilmi (KORAL)
30-Rize Merkez Kazası: Gençağaoğlu Abaza Hafız İsmail Hakkı (GENÇ)
31-Rize Merkez Kazası: Mehmed Necati MEMİŞOĞLU
32-Sürmene Kazası Eyyübizade Ömer Fevzi EYÜBOĞLU
33-Sürmene Kazası: Kulaçzade Ahmed (KULAÇ)
34-Şiran Kazası: Müftü Hasan Fahri (POLAT)
35-Tirebolu Kazası: Yusuf Ziya (ŞİŞMAN)
36-Vakfıkebir Kazası: Hafız Abdullah Hasib (ATAMAN)
37-Rize Pazar: Ahmed Bey
38-Sivas/Merkez Kazası: Mehmed Fazlullah Efendi
39-Sivas/Merkez Kazası: Yusuf Ziya (BAŞARA)
40-Alucra Kazası: Payaszade Hacı Hüseyin Hüsnü Bey (ÖZDEMİR)
41-Amasya Merkez Kazası: İbrahim Süreyya (YİĞİT) Bey
42-Divriği Kazası: Müftü Hayrullah Efendi
43-Karahisar-ı Şarki (Şebinkarahisar) Kazası: Dr.Mahmud Cemil (ŞENCAN)
44-Koyulhisar Kazası: Çadırcızade Ali Bey
45-Mesudiye Kazası: Serdarzade Mehmed Mustafa Efendi.
46-Niksar Kazası: Mehmed Şeref Efendi.
47-Reşadiye Kazası: Mehmed Sırrı (KAYMAZ)
48-Suşehri Kazası: Çeçenzade İsmail Hakkı Efendi
49-Tokat Kazası: Mehmed Rifat Bey (ARKUN)
50-Zara (Koçgiri) Kazası: Emekli Yüzbaşı Receb Efendi.
51-Erzincan/Merkez Kazası: Şeyh Hacı Ahmed Fevzi Efendi
52-Erzincan/Merkez Kazası Müfti Hafız Osman Fevzi Topçu
53-Kuruçay Kazası: Müfti Mehmed Şevki Efendi (YURTBAŞI)
54-Pülümür (Kuzucan) Kazası: Emekli Komiser Abbas Necati Efendi
55-Refahiye Kazası: Taha Kemâleddin Efendi
56-Refahiye Kazası: Tal’at Bey
57-Bitlis/Merkez Kazası: İsmail Efendi
58-Bitlis/Merkez Kazası: Emekli Binbaşı Süleyman (HATUNOĞLU)
59-Siirt/Merkez Kazası: Müderris Hafız Mehmed Cemil (AYDIN)
60-Siirt/Merkez Kazası: Hafız Mehmet Hilmi (ÇORAPSIZ)
61-Vilayet adına: Sa’idefendizade Cazim (ABUŞOĞLU)
62-Vilayet adına: Hocazade Osman Tevfik Bey (ALYANAK)
Kongreyi en yaşlı üye olarak Erzurum delegelerinden Hoca Raif Efendi açarak; yoklamanın ardından başkanlık divanı seçimini gerçekleştirdi. Yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşa kongre başkanlığına seçildi.
Erzurum kongresinin ilk günü genel durum hakkında bilgi veren kongre başkanı Mustafa Kemal;
“Tarihin bir milletin varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkar edemeyeceğini, Vatanımız ve Milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin muhakkak iflas etmeye mahkum olduğunu. Vatan ve Milletin kaderini kurtarma ve koruma hususunda son sözü söyleyecek ve bunun hükmünü yerine getirecek gücün yine Millet olduğunu. Vatan sathında bütün vatanseverlerin ve yiğitlerin bedenini bu milli heyecanın sarmış olduğunu.” belirterek. “Mukadderata hakim milli iradenin ancak Anadolu’dan doğacağını ve milli iradeyi temsil edecek bir milli şura ile yönetim gücünü milli iradeden alacak bir hükümetin teşkilini” ilk hedef olarak tespit etti!
7 Ağustos 1919 tarihine kadar devam eden Erzurum Kongresinde çok sert tartışmalar yaşandı. Kongrenin kapanışı vesilesiyle yaptığı konuşmada ise Mustafa Kemal;
“Kongrede önemli kararlar alındığını ve cihana milletimizin mevcudiyeti ve birliğinin gösterildiğini, tarihin Erzurum kongresini ender ve büyük bir eser olarak kaydedeceğini.” söyledi.
Esasta Ermenilere bırakılacağı söylenen Doğu Anadolu’nun kaderini görüşmek için toplanan Erzurum Kongresi, memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkında karar alarak milli mücadelenin programını hazırlamıştı.
Programın temel fikri “ KAYITSIZ ŞARTSIZ İSTİKLAL, KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLİ HAKİMİYET” idi.
Kongrede vatan sınırları belirtilerek, vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan ediliyor, emperyalistlere de Türklüğün ata yurdunun işgal edilemeyeceği anlatılmak isteniyordu.
Erzurum Kongresi Temsil Heyetinin ise gerektiğinde bir hükümet olarak vazife göreceği açıklanıyor ve “Milli Devletin” yürütme organı olduğu İstanbul’a karşı ilan ediliyordu.
Erzurum Kongresi “KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN” başlangıcı idi; Erzurum Kongresi sonucunda bugün dahi hassasiyetle izlemek zorunda olduğumuz aşağıdaki kararlar ilan edildi.
1.Milli hudutlar içindeki vatan bir bütündür. Ayrılık kabul etmez.
2.Yabancı işgal ve müdahalesine karşı Osmanlı hükümetinin dağılışı halinde millet hep birlikte savuma yapacak ve direnecektir.
3.Vatanın istiklalini korumaya merkezi hükümet muktedir olmadığı takdirde, maksadı temin için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet heyeti milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplantı halinde değilse, bu görevi heyeti temsiliye yapacaktır.
4.”Kuva-yi Milliye’yi” amil ve “İradeyi Milliye’yi” hakim kılmak esastır.
5.Hıristiyan ahaliye siyasi hakimiyet ve toplum dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
6.Manda ve himaye kabul olunamaz.
7.Mebuslar meclisinin derhal toplanmasına ve hükümet işlerinin milletin murakabesine konulmasının teminine çalışılacaktır.
“NEMUTLU TÜRKÜM DİYENE”
13 Temmuz 2011 Çarşamba
MEHMET NURİ YAMUT (1890-1961)
Orgeneral Mehmet Nuri YAMUT, 1890 yılında Selanik'te doğmuş, 1908 yılında Harp Okulundan mezun olmuştur. 1912 yılına kadar Selanik'te 17'nci Nişancı Taburu 1'inci Bölükte görev yapmış, 1912 yılında Manastır 6'ncı Kolordu 50'nci Alay 3'üncü Bölükte görevli iken esir düşmüştür. Esaret dönüşü 1913'te Harp Akademisine girmiş ancak eğitimini tamamlamadan 1'inci İşkodra Tümenine katılmıştır.
1919 yılında tekrar girdiği Harp Akademisini 1920 yılında kurmay subay olarak bitirdikten sonra; Anadolu'ya geçerek Millî Orduya katılmıştır. Müteakiben 7'nci Kolordu Kurmay Başkanlığı, Harp Akademisi Kurmay Başkanlığı, 40'ıncı Alay Komutan Vekilliği, Afganistan Eğitim Heyeti Başkanlığı, Genelkurmay Karargâhında Şube Müdürlüğü, 190'ıncı Alay Komutanlığı, 5'inci Tümen Tugay Komutanlığı, 18'inci Dağ Tugay Komutanlığı, 2'nci Ordu Kurmay Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.
1935 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile 9'uncu Tümen Komutanlığı yapmış, 1936 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile 9'uncu ve 57'nci Tümen Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1939 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 2'nci ve 12'nci Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1945 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile 2'nci ve 1'inci Ordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 3 Ocak 1949 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanmış ve 1 Temmuz 1949 tarihine kadar aynı zamanda Genelkurmay Başkan Vekilliği görevini de yürütmüştür. 6 Haziran 1950 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 10 Nisan 1954 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuştur.
Balkan, 1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
Orgeneral Mehmet Nuri YAMUT; Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası, Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası, Altın Liyakat Madalyası ve İstiklal Madalyası ile Alman Demir Haç Nişanı sahibidir.
5 Haziran 1961'de vefat etmiştir.
1935 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile 9'uncu Tümen Komutanlığı yapmış, 1936 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile 9'uncu ve 57'nci Tümen Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1939 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 2'nci ve 12'nci Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1945 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile 2'nci ve 1'inci Ordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 3 Ocak 1949 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanmış ve 1 Temmuz 1949 tarihine kadar aynı zamanda Genelkurmay Başkan Vekilliği görevini de yürütmüştür. 6 Haziran 1950 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 10 Nisan 1954 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuştur.
Balkan, 1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
Orgeneral Mehmet Nuri YAMUT; Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası, Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası, Altın Liyakat Madalyası ve İstiklal Madalyası ile Alman Demir Haç Nişanı sahibidir.
5 Haziran 1961'de vefat etmiştir.
Kaynak-Gnl.Kur.Başk.lığı
SALİH OMURTAK (1889-1954)
Orgeneral Salih OMURTAK, 1889 yılında Selanik'te doğmuş, 1907 yılında Harp Okulundan mezun olmuştur. Aynı yıl girdiği Harp Akademisini 1910 yılında kurmay subay olarak bitirdikten sonra; Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında Karargâh Subaylığı, 1'inci Kolordu, 2'nci Ordu, 4'üncü Kolordu, 5'inci Ordu, Doğu Ordular Grubu ve 3'üncü Ordu Karargâh Subaylığı görevlerini yürütmüştür. 22 Ocak 1920'de görevli olarak geldiği Ankara'da kalarak Millî Orduya katılmıştır.
1926 yılına kadar Genelkurmay Karargâhında Şube Müdürlüğü, Genelkurmay II'nci Başkan Vekilliği, 61'inci Tümen Komutanlığı, 3'üncü Ordu Kurmay Başkanlığı ve 8'inci Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.
1926 yılında terfi ettiği Tümgeneral rütbesi ile 8'inci Kolordu Komutanlığı görevini yürüttükten sonra 1930 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 9'uncu Kolordu Komutanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1940 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile Yüksek Askerî Şûra Üyeliği, Genelkurmay II'nci Başkanlığı ve 1'inci Ordu Komutanlığı yapmıştır. 29 Temmuz 1946 tarihinde Genelkurmay Başkanı olarak atanmış, 8 Haziran 1949 tarihine kadar bu göreve devam etmiştir. Birtakım sağlık sorunları nedeniyle bir süre izin kullandıktan sonra 1 Ocak 1950 tarihinde atandığı Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevinden 6 Temmuz 1950 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuştur.
1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
Orgeneral Salih OMURTAK; Harp Madalyası, İstiklal Madalyası, Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası ile Avusturya 5'inci Rütbe Mecidiye Nişanı, Avusturya-Macaristan 3'üncü Rütbe Liyakat Nişanı ve Alman İmparatoru 3'üncü Demir Nişanı sahibidir.
23 Haziran 1954 tarihinde vefat etmiştir.
1926 yılında terfi ettiği Tümgeneral rütbesi ile 8'inci Kolordu Komutanlığı görevini yürüttükten sonra 1930 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 9'uncu Kolordu Komutanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1940 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile Yüksek Askerî Şûra Üyeliği, Genelkurmay II'nci Başkanlığı ve 1'inci Ordu Komutanlığı yapmıştır. 29 Temmuz 1946 tarihinde Genelkurmay Başkanı olarak atanmış, 8 Haziran 1949 tarihine kadar bu göreve devam etmiştir. Birtakım sağlık sorunları nedeniyle bir süre izin kullandıktan sonra 1 Ocak 1950 tarihinde atandığı Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevinden 6 Temmuz 1950 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuştur.
1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır.
Orgeneral Salih OMURTAK; Harp Madalyası, İstiklal Madalyası, Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası ile Avusturya 5'inci Rütbe Mecidiye Nişanı, Avusturya-Macaristan 3'üncü Rütbe Liyakat Nişanı ve Alman İmparatoru 3'üncü Demir Nişanı sahibidir.
23 Haziran 1954 tarihinde vefat etmiştir.
Kaynak-Gnl.Kur.Başk.lığı
MEHMET KAZIM ORBAY (1887-1964)
Orgeneral Mehmet Kazım ORBAY, 1887 yılında İzmir'de doğmuş, 1904 yılında Harp Okulundan mezun olmuştur. Aynı yıl girdiği Harp Akademisini 1907 yılında kurmay subay olarak bitirdikten sonra sırasıyla; 16'ncı Sahra Topçu Alayında Batarya Komutanlığı, 3'üncü Ordu Müfettişliği ve Mürettep Tümende Karargâh Subaylığı, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında Karargah Subaylığı, 5'inci Kolordu Karargâh Subaylığı, Harp Okulu İstihkam Dersi Öğretim Üyeliği, 3'üncü Tümen Karargâh Subaylığı ve Harbiye Nezareti Başyaverliği görevlerini yürütmüştür.
2 Mayıs 1920'de Anadolu'ya geçerek Millî Orduya katılmıştır. 1922 yılına kadar Doğu Cephesi Kurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığında Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.
1922 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile 3'üncü Kafkas Tümeni Komutanlığı ve Genelkurmay II'nci Başkanlığı görevini yürütmüş, 1926 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay II'nci Başkanlığı, Afganistan Askerî Heyeti Başkanlığı ve 4'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1935 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile Jandarma Genel Komutanlığı, 3'üncü Ordu Komutanlığı, Yüksek Askerî Şûra Üyeliği, Genelkurmay II'nci Başkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerini yürütmüştür. Daha sonra atandığı Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevinden 6 Temmuz 1950 tarihinde emekli olmuştur.
Harekât Ordusunun 31 Mart Vak'ası olarak bilinen isyanı bastırma harekâtına, Karadağ Hudut Olaylarına, Balkan, 1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşları ile Dersim Harekâtına katılmıştır.
Orgeneral Mehmet Kazım Orbay; Gümüş Liyakat Madalyası, Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası, Harp Madalyası, Muharebe Altın Liyakat Madalyası ve İstiklal Madalyası ile Alman Demir Haç Nişanı, Alman Kırmızı Kartal Nişanı ve Alman Kılıçlı Haç Nişanı sahibidir.
3 Haziran 1964 tarihinde vefat etmiştir.
1922 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile 3'üncü Kafkas Tümeni Komutanlığı ve Genelkurmay II'nci Başkanlığı görevini yürütmüş, 1926 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay II'nci Başkanlığı, Afganistan Askerî Heyeti Başkanlığı ve 4'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1935 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile Jandarma Genel Komutanlığı, 3'üncü Ordu Komutanlığı, Yüksek Askerî Şûra Üyeliği, Genelkurmay II'nci Başkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerini yürütmüştür. Daha sonra atandığı Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevinden 6 Temmuz 1950 tarihinde emekli olmuştur.
Harekât Ordusunun 31 Mart Vak'ası olarak bilinen isyanı bastırma harekâtına, Karadağ Hudut Olaylarına, Balkan, 1'inci Dünya ve Kurtuluş Savaşları ile Dersim Harekâtına katılmıştır.
Orgeneral Mehmet Kazım Orbay; Gümüş Liyakat Madalyası, Muharebe Gümüş İmtiyaz Madalyası, Harp Madalyası, Muharebe Altın Liyakat Madalyası ve İstiklal Madalyası ile Alman Demir Haç Nişanı, Alman Kırmızı Kartal Nişanı ve Alman Kılıçlı Haç Nişanı sahibidir.
3 Haziran 1964 tarihinde vefat etmiştir.
Kaynak-Gnl.Kur.Başk.lığı
GAZİ OSMAN PAŞA (1833-1900)
Gazi Osman Paşa, 1833 yılında Tokat'ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun'dur.
Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti. Sırasıyla Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiyye okullarını bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunan Gazi Osman Paşa, 1859 yılında Osmanlı Devleti'nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.
Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti.
1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Plevne'yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine "gazilik" unvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı.
Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Sultan İkinci Abdülhamid'i etkilemeye çalıştı. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü.
Kaynak-Harp Tarihi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







