1 Kasım 2018 Perşembe

CUMHURİYET YURTTAŞIN ADAM YERİNE KONULMASIDIR.

Sıcak bir ağustos günü öğle vakti.Atatürk; Ulus'ta sık,sık gittiği  Karpiç lokantasında   cam kenarında oturmuş yoldan  geçenleri seyrediyordu.

Lokantanın tam karşısında  sırtında bakır ibrikle  soğuk şerbet satan  şerbetçiyi  görerek yanına getirilmesini ister.  Atatürk'ün huzuruna İbriği sırtında  ter kan içinde çıkarılan şerbetçi, biraz endişeli ve şaşkındır.
  
Atatürk; şerbetçi  kendisine de bir bardak soğuk şerbet  verdikten sonra sırtındaki ibriği yere bırakıp  karşısına oturmasını ister. Bir an tereddüt eden ve adeta kendisini rüyada sanan şerbetçi Atatürk’ün dediklerini yerine getirip karşısına sıkılarak oturur. 

Atatürk garsonlara onun içinde masaya bir servis açmalarını ister. Hoş beşten sonra Atatürk o emsalsiz zekasıyla halkın yeni ilan edilen cumhuriyet hakkındaki düşüncesinin ne olduğunu tespit etmek için şerbetçiye;

-“Cumhuriyet nedir” diye sorar.

Yerinde şöyle bir doğrulan ve adeta bir anda değişim geçiren  şerbetçi;

-“Cumhuriyet; benim gibi bir garibanın Türk ulusunun kurtarıcısı olan Ata'sının masasında oturabilmesi, kısacası adam yerine konulmasıdır!” der.

Bunun üzerine Atatürk karşısında duran yaverine; o mavi gözleri çakmak, çakmak;

-“Bak çocuk, bak! Cumhuriyet maya tutmuş.” diye bir çocuk sevinciyle bağırır.


Ayağa kalkar ve gitmekte olan şerbetçinin  ibriğini sırtına almasına yardım eder.