3 Şubat 2019 Pazar

ATATÜRK'ÜN ÖĞÜDÜ

Atatürk’ün, 2 Eylül 1928 de Gelibolu ve 24 Aralık 1930 da Edirne Kız Öğretmen Okulu’nu ziyaretlerinde O’na çiçek sunan ve Atatürk’ün isteği ile tarih öğretmeni olup, İkinci Türk Tarih Kongresi’ne Gelibolu Ortaokulu tarih öğretmeni olarak katılan Refet Angın anlatıyor:

20-25 Eylül 1937 tarihleri arasında yapılan İkinci Türk Tarih Kongresi’nde delege olarak bulunuyordum.

Dolmabahçe Sarayı’nda kongre çalışmaları devam ederken Afet İnan hanım, beni, bir gün Atatürk’e şöyle tanıttı:

-"Size, çiçeği burnunda bir tarih öğretmeni tanıtmak istiyorum."

Atatürk, bu söz üzerine dedi ki:

-"Çocuk, sen geç kalmışsın; ben, onu tanıyorum."

Ben de:

-"Paşam, ben emrinizi yerine getirdim ve tarih öğretmeni olarak emrinizdeyim, "dedim.

Atatürk:

-"Bak, öğretmen olmak kâfi değil; görev şimdi başlıyor. Şunu iyi bil ki, çok iyi öğretmen olacaksın. Çok okuyacaksın. Sen, zaten okuyorsun; ama, daha çok okuyacaksın. Talebelerini, çok iyi yetiştireceksin. Onlara, Kurtuluş Savaşı’nı çok iyi öğreteceksin. Ve bu arada Çanakkale Savaşlarını sakın unutma!" dedi.

Ben:

-"Efendim, biliyorsunuz, ben Geliboluluyum," dedim.

Atatürk:

-"Evet, biliyorum. Bak, çocuk; bunu neden söylüyorum? Bizi, bu günlere getiren Çanakkale Savaşlarıdır. Ezkaza biz onu kaybetse idik, bugün hür dünya camiası yoktu," diye konuşmasına devam etti.

Ben ise:

-"Tamam, Paşam! Emredersiniz! "şeklinde karşılıklar veriyorum.

Atatürk, sözlerine şunları da ekledi:

-"Bak, çocuk; sana bir şey daha söyleyeceğim. İnkılâpları ve ilkeleri yaşatacaksın. Gerektiğinde mücadele edeceksin. Sakın ha, unutma!"

Ben:

-"Paşa’m, nasıl unuturum? Cumhuriyeti nasıl kazandık? Siz, Yüce Kahraman Atatürk’sünüz," diye cevap verdim.

Atatürk, sözlerini şöyle bitirdi:

-Biliyorum; ama, yine de unutma diyorum!"

Kaynak: Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk 1928-1938, Cilt:II, s.877-878